meme kanseri tedavisinde beslenme

Meme Kanseri Tedavisinde Beslenme

Meme kanseri tedavisi; cerrahi, sistemik tedavi (kemoterapi ve hormonoterapi) ve radyoterapi aşamalarını içermektedir. Özellikle kemoterapi sırasında karşılaşılan bir çok yan etki nedeniyle normal beslenme alışkanlıklarınız bozulabilir. Bu dönemde yapılacak ufak değişiklikler meme kanseri tedavisinde beslenme durumunu kolaylaştıracaktır.

Öncelikle kemoterapi tedavisi sırasında diyetinizde yapacağınız tüm sıra dışı değişiklikleri doktorunuz ile paylaşmanız gerekir. Yedikleriniz doğal besinler de olsa kullandığınız ilaçların yan etkilerini arttırabileceği gibi etkinliğini de azaltabilirler.

Meme kanseri tedavisi sırasında beslenme desteğinin asıl amacı kilo ve kas kitlesi kaybını önlemek olmalıdır. Kemoterapi sırasında; bulantı ve kusma, kabızlık veya ishal, ağız yaraları, boğazda yanma, tat ve koku duyusunda değişiklikler, immün sistemin baskılanması, sıvı kaybı en sık oluşan yan etkilerdir.

Meme kanseri tedavisinde beslenme düzenlenmesi için ipuçları:

Bulantı ve kusma varsa nasıl yemeliyim?

  • Bulantıların şiddetli olduğu dönemde bir şeyler yemek için kendinizi zorlamayın. Sık kusuyorsanız 4-8 saat yemeden dinlenmek iyi bir fikir olabilir. Bu dönemde su, nane ve zencefil çayını yudum yudum içmek faydalı olabilir.
  • Mideniz yatıştıktan sonra küçük porsiyonlarla, sebze veya tavuk çorbası içmeyi deneyebilirsiniz.
  • Kemoterapi dönemlerinde yemek kokusu, bulantı ataklarınızı arttırabilir. Bu dönemde bir arkadaşınız veya aile üyesinden yemek hazırlama konusunda yardım almalısınız.
  • Günde 3 kez yerine 6-8 kez küçük porsiyonları tüketmek daha faydalı olabilir.
  • Serin bir odada yemek yemek bulantıları azaltabilir.
  • Yemekten önce ve sonra ağzınızı çalkalamak ağız içinde kötü koku hissetmenizi engelleyebilir.
  • Yemekten sonra istirahat etmek isterseniz, sırtınıza birkaç yastık koyarak daha dik yatmak faydalı olabilir.

Bulantı ve kusma varsa neler yemeliyim ?

meme kanseri tedavisinde beslenme

  • Kemoterapi sırasında genellikle kırmızı ete karşı tolerans azalmaktadır. Bu nedenle tavuk eti veya baklagiller gibi bitkisel proteinleri tercih edin.
  • Sabah kalktığınızda ve gün içinde ara öğünlerde tost, kraker, çerez, galeta gibi kuru yiyecekleri tercih edin.
  • Sıcak, baharatlı yiyecekler ve içecekler yerine yoğurt, taze meyve suyu gibi soğuk içecekleri tercih edin.
  • Çok tatlı, panelenmiş kızartmalar gibi yiyeceklerin yerine fırında pişirilmiş, haşlanmış veya patates püresi gibi gıdaları tercih edin. Pirinç lapası, düşük yağlı pudingler ve düşük yağlı sütle yapılmış kremalı çorbalar tercih edilebilir.
  • Özellikle tedavi uygulanan günlerde çılbır (suda haşlanmış kabuksuz yumurta), tost, derisi soyulmuş tavuk göğsü ve makarna gibi gıdalar iyi bir seçenek olabilir.

Kabızlıktan kaçınmak için neler yemeliyim ?

meme kanseri tedavisinde beslenme

  • Muz, peynir ve yumurta gibi gıdalardan uzak durun.
  • Doktorunuz aksini söylemedikçe günde 8-18 bardak su için.
  • Tam buğday ekmeği, baklagiller, taze çiğ sebze ve meyveler veya kabuğu ile pişirilmiş kompostolar, hurma, kurutulmuş meyveler (kuru erik, kuru kayısı, vb), yüksek oranda lif içerir. Lif içeren gıdalar barsaklardan emilmediği ve beraberinde su tuttukları için meme kanseri tedavisi sırasında daha sık tüketilmeleri, faydalı olacaktır. Lifli gıdaların özellikle kahvaltıda tüketilmesi daha da faydalı olmaktadır.
  • Kahve-kola gibi kafein içeren gıdalardan mümkün olduğunca uzak durun.

Tüm bu önlemlere rağmen kabızlık devam ediyorsa mutlaka doktorunuzu danışarak yardım isteyin.

İshal olduğunda neler yemeliyim ?

  • Öncelikle bol sıvı ve su almalısınız. Her tuvaletten sonra en az bir bardak su tüketmeye çalışın. Su, açık çay, elma suyu, tanesiz sebze çorbaları (un ve yağ ile terbiye edilmemiş) bu amaçla tüketilebilir. Bu tür sıvıların tüketilmesi barsakların dinlenmesine yardımcı olarak irritasyonunun (tahrişinin) önlenmesine yardımcı olur.
    Daha küçük porsiyonlarla daha sık gıda tüketmeye çalışın.
  • İshal başlangıcından 2 gün sonra sıvı ve düşük lifli gıdaların başlanması uygun olacaktır.
  • Meme kanseri tedavisi sırasında oluşan ishalde yüksek pektin içeren gıdaların tüketimi önerilmektedir. Muz, elma püresi, ve yoğurt yüksek oranda pektin içermektedir.
  • İshal sırasında potasyum kaybı yüksek olduğundan muz, kabuklu patates, taze meyve suları, ve enerji içecekleri gibi yüksek potasyum oranına sahip gıdaları tüketmelisiniz.
  • Et suyu içeren sebze çorbaları, tuzlu krakerler gibi sodyumdan zengin gıdalar tüketin. Tuz alımı su içme istediğinizi de arttıracaktır.
  • Fırınlanmış, et, tavuk ve hindi veya iyi pişirilmiş yumurta tüketimi protein kaybını önleyecektir. Bu durum halsizlik ve yorgunluğun önlenmesine yardımcı olur.
  • Kafeinli, alkollü ve sodalı içeceklerden uzak durun. Çok soğuk ve sıcak içecekler de içilmemeli. Bu tür içecekler barsak irritasyonuna neden olarak barsak hareketlerini arttırır. Aynı şekilde sigara da benzer etki ile barsak hareketlerini arttırabilir.
  • Süt ve süt ürünleri de gaz oluşmasına neden olduğundan tüketilmemelidir.

Ağız ve boğaz yaraları olduğunda neler yapmalıyım ?

  • Kemoterapi ilaçları ağız ve boğazda kuruluğa ve yaralara neden olabilir. Bu durum gıda alımı sırasında ağrı ve acıya neden olacaktır.
  • Ağız yaraları oluştuğunda öncelikle hekiminize danışmanız gereklidir.
  • Kremalı çorbalar, peynir, yoğurt, puding veya dondurma gibi proteini ve kalorisi yüksek, yumuşak tahriş edici olmayan gıdalar yiyebilirsiniz. Ağrı ve acıdan dolayı çok az gıda alınabildiği için proteini ve kalorisi yüksek gıdalar tercih edilmelidir. Kremalı yiyeceklerin tercih edilmesinin nedeni, bu gıdaların öncelikler ağız ve boğazdaki yaraları kaplayarak daha sonra diğer gıdaların yenmesini kolaylaştırmasıdır.
  • Makarna, pirinç gibi yiyecekleri sosla, ekmeği süt gibi yumuşatıcılara batırarak yemek daha kolay ve acısız tüketilmesine yardımcı olacaktır.
  • Et, tavuk ve balık gibi yiyeceklerin ufak parçalara bölünerek veya blender ile parçalanarak tüketilmesi daha kolay olacaktır. Aynı şekilde meyve sebzelerin pişirilmesi veya blenderdan geçirilmesi yumuşamasına ve dolayısıyla yutulmasına yardıncı olacaktır.
  • Soğuk elma suyu, jöle, şerbet veya dondurma ağız ve boğaz yaralarının yumuşamasını ve bu nedenle daha rahat yutulmasını sağlar.
  • Acı, ekşi ve tuzlu, ayrıca kızarmış ekmek ve tost gibi sert gıdalardan uzak durun.

Kemoterapi sırasında immün sistemim baskılandığında neler yemeliyim ?

  • Bir çok kemoterapi ilacı, tedavi sırasında immün sistemi baskılamaktadır. Bu dönemde bakteri ve benzer hastalık yapıcı mikroorganizmalardan mümkün olduğunca korunmak gerekmektedir.
  • Bu dönemde yeteri kadar protein alımı immün sistemi desteklemektedir.
  • İmmün sistem baskılandığında ana besin kaynağı protein içeren gıdalar olmalıdır. İyi pişirilmiş, et, balık ve yumurta yenilebilir. Düşük yağlı pastörize süt ve yoğurt, düşük yağlı süzme peynir de tüketilebilir.
  • Bu dönemde farklı takviye gıdalar yerine, multivitaminler alınabilir. Fakat öncelikle kullandığınız ilaçlar ile etkileşim açısından mutlaka doktorunuza danışmanız gerekir.
  • İmmün sistemin baskılandığı durumlarda çiğ sebze ve yumurtadan, pastörize olmayan meyve sularından, yumurta içeren hazır gıdalardan uzak durmak gerekir. Çünkü bu gıdalar Salmonella ve E. coli gibi bakteriler ile kontamine olmaya eğilimlidir.

Bu konuda daha fazla bilgi ve ayrıntıları burada bulabilirsiniz.

 

Meme Kanseri Tedavisinde Beslenme, Meme kanseri tedavisinde hastalar nasıl beslenmeli, Meme kanseri tedavisi sırasında ve sonrasında besinler, Meme kanseri ve beslenme, Meme kanserine karşı besinler, Kemoterapi sırasında nasıl beslenmeli, neler yemeli, neler yememeli

Hashimoto tiroiditinde nasıl kilo veririm?

Hipotiroidili hastalarda kilo alma ve alınan kiloların verilememesi önemli bir problemdir. Türk toplumunda sık görülen Hashimoto tiroiditi hipotiroidinin en sık sebeblerinden birisidir.
Hashimoto tiroiditinde nasıl kilo veririm? Hashimoto tiroiditim var nasıl kilo veririm?
Hipotiroiditim var ve kilo veremiyorum, neler yapabilirim? Diyorsanız işte yanıtları bu yazımda.

1.Son laboratuvar değerlerini tekrar gözden geçirin

Serum serbest T3, T4 ve TSH değerleri hipotiroidi nedeniyle ilaç kullanan hastalarda ilaç etkinliğinin değerlendirilmesinde kullanılmaktadır. Bu tetkikleri değerlendiren doktorunuz her şeyin normal olduğunu söyleyebilir. Fakat bazen hormon düzeyleri olması gereken sınır değerlere yakındır. Bu durum bazal metabolizma hızınızın yavaş olmasına ve kilo alma veya verememenize sebep olabilir. Yeni kılavuzlarda bu gibi durumlarda TSH değerinin 3’ün altında tutulması gerektiğini vurgulamaktadır. Bu konuyu hekiminizle konuşarak tekrar gözden geçirmek gerekir. Örneğin 50 mikrogram ilaç kullanan bir hastanın ilaç dozunu 25 mikrogram arttırmak bu durumu kolaylıkla sağlayabilir.

 

2. Diyetinizdeki yiyecekleri gözden geçirin

Basit karbonhidratlardan ve şekerden uzak durmak sadece Hashimoto tiroiditinde değil sağlıklı beslenme için de gereklidir. Benim önerim şeker ve tüm işlenmiş gıdaların diyetten çıkarılmasıdır. Karbonhidratlar vücutta yağ olarak depolanmaktadır. Mısır, pirinç ve ilenmiş buğdaydan yapılan klasik ekmeklerden uzak durmak , tam buğday ve işlenmemiş çavdar ekmekleri çözüm olabilir. Günlük yiyecek tüketimine et, tavuk gibi protein kaynaklarının ve sebzelerin tercih edilmesi daha doğru olacaktır. Aynı zamanda margarin ve katı yağlar yerine bitkisel kökenli özellikle zeytin yağının tercih edilmesi önemlidir.

Bazı çalışmalarda omega-3 desteğinin tiroid hormonlarının regülasyonuna etkili olduğu ve aynı zamanda hipotiroide bilinçsel fonksiyonların iyileşmesinde etkili olduğu vurgulanmaktadır. Bu nedenle balık veya balık yağlarının tüketimi Hashimoto tiroiditinde önerilmektedir.

3. Fermente gıdalar ve Probiyotikleri kullanabilirsiniz

Bir çok çalışmada bozulmuş bakteriyel barsak florasının kilo alımında etkili olduğunu vurgulamaktadır. Eğer bakteriyel flora bozulmuşsa bu durum sizinle benzer özellikteki kişilere göre aynı yiyecekleri yeminize rağmen sizin daha fazla kilo almanıza sebep olabilir. Bu nedenle kefir gibi fermente gıdaların ve probiyotiklerin tüketilmesi barsak florasını düzelterek bazal metabolizma oranının artmasına yardımcı olabilir.

4. Selenyum kullanabilirsiniz

Hashimoto tiroiditinin sebep olduğu veya cerrahi sonrası hipotiroidisi olan hastalarda kullanılan tiroid hormonu T4 hormonudur.İlaç olarak verilen T4 kanda T3’e dönüşerek aktif olarak metabolizma üzerine etki eder. Bazen yapılan tetkiklerde bu hormonlar normal seviyelerde ölçülsede kanda T4-T3 dönüşümü yeterli olmadığı için bazal metabolizma hızı azalabilir ve kilo artışına neden olabilir. Bazı çalışmalarda selenyum kullanımının bu dönüşümü arttırdığı ve bazal metabolizma hızında artışa neden olarak kilo vermeye yardımcı olduğu gösterilmiştir. Bu nedenle selenyum takviyesi faydalı olabilir.

5. Basit fiziksel aktiviteler belirleyin

Günlük olarak yapabileceğiniz, yaparken sıkılmayacağınız ve zevk alacağınız fiziksel aktiviteler belirleyin. Yürüyüş, yoga, pilates, dans kursları ve yüzme gibi aktiviteler hem kilo vermenize yardımcı olacak hemde metabolizma hızında artışa yardımcı olarak kendinizi daha sağlıklı hissetmenize yardımcı olacaktır.

Her tiroid nodülü kanser değildir

Her tiroid nodülü kanser değildir

Haberi yeralan gazetelerde okuyabilirsiniz:

Toplumda görülme sıklığı yüksek olan tiroid nodüllerinin yaklaşık yüzde 80’i iyi huylu, yüzde 5’i kötü huylu ve yüzde 15’i şüpheli veya yetersiz olarak rapor edildi.

Toplumda görülme sıklığı yüksek olan tiroid nodüllerinin yaklaşık yüzde 80’inin iyi huylu, yüzde 5’inin kötü huylu ve yüzde 15’inin şüpheli veya yetersiz olarak rapor edildiği belirtildi.

Medicana International Ankara Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Erkan Öztürk, yaptığı yazılı açıklamada, tiroid hücrelerinin anormal büyümesi ile kitle oluşturmasının tiroid nodülü olarak isimlendirildiğini belirtti.

Nodüllerin yaklaşık yüzde 90’ının iyi huylu olmakla birlikte bazılarının kanser oluşumuna bağlı gelişebileceğini ifade eden Öztürk, yapılan çalışmalarda herhangi bir nedenle yapılan ultrasonografide hastaların yüzde 50-70’inde tiroid nodülü saptandığını vurguladı. Öztürk, nodül görülme sıklığı açısından belirgin bir yaş aralığı bulunmadığına dikkati çekerek, “Toplumda oldukça sık, fakat 20 yaş altı ve 40 yaş üstü kanser açısından iyi değerlendirilmeli” uyarısında bulundu.

Birçok tiroid nodülünün belirti vermediğini aktaran Öztürk, şunları kaydetti:

“Nodüllerin çoğu rutin fizik muayene veya başka hastalıklar için yapılan ultrasonografi ve tomografi tetkiklerinin sonucunda saptanmaktadır. Büyük nodüllerde hastalar kendileri de boyunda şişlik olarak fark edebilirler. Bazen aşırı hormon salgılayan nodüllerde sinirlilik, çarpıntı ve aşırı terleme gibi belirtiler olabilir. Aşırı büyümüş nodüller çevre organlara bası yaparak yutma güçlüğü, ses kısıklığı gibi belirtilere neden olabilir.

Nodül oluşum nedenleri tam olarak bilinmemektedir. İyot eksiliğine bağlı durumlarda oluşan hipotiroid hastalığı nodül oluşumuna neden olabilir. Fakat günümüzde kullanılan tuzlarda iyot eklendiği için bu durum artık pek rastlanan bir durum değildir.

Nodül saptandıktan sonra ilk değerlendirilmesi gereken durum, aşırı hormon salgısı olup olmadığıdır. Bu durum kanda T4 ve TSH değerlerine bakarak değerlendirilebilir. Nodüllerde kanser olup olmadığını değerlendirmek için spesifik bir kan testi mevcut değildir. Yapılan çalışmalara göre, tüm biyopsilerin yaklaşık yüzde 80’i iyi huylu, yüzde 5’i kötü huylu ve yüzde 15’i şüpheli veya yetersiz olarak rapor edilmektedir.”

Öztürk, “iyi huylu” rapor edilen nodüllerde, aşırı büyük ya da aşırı hormon salgılamıyorsa cerrahi tedaviye gerek duyulmadığını belirtti.

meme kongresi

ANKARA MEME HASTALIKLARI DERNEĞİ 2015-2016 EĞİTİM DÖNEMİ DÖRDÜNCÜ TOPLANTISI

Tarih: 25.02.2016

Yer: Next Level A Blok Ofis Binası / Kızılırmak Mahallesi, Dumlupınar Bulvarı, No:3/A Söğütözü Çankaya/Ankara (AVM otoparkını kullanacak olan misafirlerimiz, ışıklı ofis girişi asansörünü kullanarak L (Lobby) katına çıkabilirler)

Program:
18.30 – 19.00: Sosyal Program: “Hasta Gözüyle Meme Kanseri Tedavi Süreci” Canan PERDAHLI 19.00 – 20.00 Konu: Rutin Pratiği Değiştirecek Literatür Güncellemesi

Moderatörler: Prof. Dr. Nilüfer GÜLER, Prof. Dr. Savaş KOÇAK

Konuşmacılar:
19.00 – 19.20 Medikal Onkoloji, Dr. Dilşen ÇOLAK
19.20 – 19.40 Radyoterapi, Dr. Gökhan ÖZYİĞİT
19.40 – 20.00 Cerrahi, Dr. Erkan ÖZTÜRK
20.00 – 20.20 Sponsor Toplantısı – “HER2 Pozitif Meme Kanserinde
Optimal Adjuvan Tedavi” Prof. Dr. Berna ÖKSÜZOĞLU
20.20-20.30 Tartışma
Saat 20.30: Açık büfe akşam yemeği

1 2